Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Çanakkale Havadan da Geçilemedi..!

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Çanakkale Havadan da Geçilemedi..! Bir 29th Temmuz 2007, 8:27 pm

Çanakkale havadan da geçilememiş


Çanakkale Zaferi üzerine kim bilir kaç efsane dinledik. Denizde Nusret Mayın Gemisi, karada ise
Seyyit Onbaşı’nın destanlaşan anılarıyla büyüdük.

Kazanılan zaferle, tüm dünyaya Çanakkale’nin karadan ve denizden geçilmezliğini gösterdik. Yüz
binlerce şehit verdiğimiz, sayısız kahraman çıkardığımız ve binlerce kahramanlık yaşadığımız
Çanakkale Savaşları’nın üzerinden 91 yıl geçtiğinde bir gerçek daha gün yüzüne çıktı: Çanakkale
havadan da geçilemedi.

Çanakkale Savaşları, Türk havacılık tarihi açısından önemli bir yere sahip. Çanakkale’de
konuşlandırılan 1. Tayyare Bölüğü, yaptığı keşif uçuşlarıyla düşman donanmasının gücü, saldırı
pozisyonu ve yeri konusunda bilgi toplamanın yanında, düşman uçaklarının Osmanlı ordusu hakkında
bilgi edinmelerinin de önüne geçti. Türk havacılık tarihinde ilk kez havadaki bir Türk uçağı,
düşman uçağını makineli tüfek atışıyla düşürmeyi bu savaşta başardı. 30 Kasım 1915’te
Üsteğmen Ali Rıza Bey idaresinde havalanan Albatrus C I modeli uçakta Gözetleyici Teğmen
İbrahim Orhan, bir Fransız tayyaresini makineli tüfek ateşi ile vurarak düşürdü. Başarısından sonra
Almanya’ya pilotluk eğitimi için gönderilen Orhan, brövesini taktıktan sonra Filistin, Hicaz ve
İzmir’deki 5. Tayyare Bölüğü’nde görevlendirildi. Temmuz 1918’de Sakız Adası üzerinde keşif uçuşu
yaparken İngilizlerin uçaksavar ateşi ile vurularak şehit düştü.

Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Tarih Bölümü Havacılık Tarihi Öğretim Görevlisi Bülent Yılmazer,
Zaman’a, Çanakkale Savaşları’nın bilinmeyen kahramanlarını anlattı. Savaş boyunca Osmanlı ordusunda
21 uçağın görev yaptığını aktaran Yılmazer, müttefik güçlerin 40 civarındaki tayyaresine karşı büyük
bir mücadele verildiğini ifade etti. 1. Tayyare Bölüğü’nde 5’i pilot, 10’u rasıd (gözetleyici)
toplam 15 Türk havacının bulunduğunun altını çizen Yılmazer, ilaveten 16’sı pilot, 7’si gözetleyici
23 Alman havacının da Çanakkale’de düşmana karşı savaştığını belirtti. Savaş boyunca sadece bir
Türk uçağının uçamayacak şekilde yara aldığını kaydeden Yılmazer, buna rağmen uçağın inmeyi
başardığını söyledi. Yılmazer, “10 aylık zaman zarfında 6’sı hava savaşı, 16’sı ise yerden açılan
savunma ateşi sonucunda toplam 22 düşman uçağı düşürüldü. Bunun yanında karşı tarafça teyit edilmeyen;
ancak Osmanlı ordusu tarafından vurularak düştüğü bilinen 9 düşman uçağı daha bulunuyor.” dedi.

18 Mart 1915’te Ege Denizi’ndeki adalardan hareket eden İtilaf devletleri donanması, Osmanlı ordusu
havacılarının yaptıkları keşif uçuşları sonucu tespit edilerek gerekli tedbirler alındı. Keşif
uçuşlarıyla düşmanın gücü hakkında bilgi edinen Osmanlı havacıları, düşman uçaklarının Türk mevzileri
üzerinde keşif yapmalarını da önledi. Çanakkale Savaşları sırasında İngiliz ve Fransız hava birlikleri
Farman, Breguet, Nieuport, Bristol, B.E., Osmanlı ordusu ise Almanlar tarafından verilen Albatrus,
Rumpler, Fokker, LVG modeli uçaklar kullandı.

Yokluklar içinde onurlu bir mücadele

Yıl 1915, yer Birinci Tayyare Bölüğü Havaalanı, Çanakkale. Adları Mehmet, Mehmetçik. Elde yok avuçta
yok. Ne düşmana atacak kurşun kalmış ne de giyecek potin. Elbiseler yırtık pırtık, yama dahi tutmuyor.
Heybelerinde bir dilim kuru ekmek, içecek bir tas suları bile yok. Tek varlıkları canları. Onu da
vatanı, namusu, dini için ‘ölmek var dönmek yok’ diyerek seve seve verdiler. Bu fotoğrafta hal diliyle,
“Varlığımız Türk varlığına armağan olsun.” diyerek. 1915 yılına ait bu fotoğrafta görüldüğü gibi
askerimiz perişan. Her şeye rağmen objektifin karşısında öylesine dik, öylesine mağrur durmuşlar ki,
askerlikte ‘esas duruş’un ne olduğunu herkese göstermişler. Henüz yaşları 17’den küçük. Zaten posta
olarak görevlendirilmelerinin sebebi de bu. Yaşlarına aldırmadan, vatanları uğruna ölmek için
geldikleri Çanakkale’de, komutanları sırtlarına tüfek yerine çanta asmış. Onlar Çanakkale’nin ‘posta
güvercinleri’ydi. Ne isimleri belli ne de savaştan sağ kurtuldukları. Onlardan geriye belki de ordu
fotoğrafçısına verdikleri sadece bu poz kaldı. Recai Morkoç, Erzurum

Kullanıcı profilini gör http://www.orhakebir.com

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz